Her gün onlarca SMS, e-posta veya anlık bildirim alıyoruz; bunların büyük çoğunluğu ticari amaçlı. Peki şirketler bu mesajları yasal çerçevede gönderiyor mu? Türkiye'de ticari elektronik iletişimi düzenleyen 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve buna bağlı yönetmelikler, hem gönderen işletmeler hem de alıcı bireyler için önemli hak ve yükümlülükler tanımlamaktadır. Bu yazıda söz konusu mevzuatı sade bir dille ele alıyor, hangi uygulamaların yasal olduğunu ve dikkat edilmesi gereken kritik noktaları açıklıyoruz.
Türkiye'de ticari elektronik iletiler öncelikle 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (Resmî Gazete: 05.11.2014, Sayı: 29166) ile düzenlenmektedir. Kanunun 6, 7 ve 8. maddeleri ticari elektronik iletiye özel hükümler içermekte olup "ticari elektronik ileti" şu şekilde tanımlanmaktadır: "Telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı sesli arama sistemleri, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletiler."
Kanuna dayanılarak çıkarılan Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete: 15.07.2015, Sayı: 29417; sonraki değişiklikler: 04.01.2020 tarih ve 31001 sayılı RG) uygulamaya ilişkin ayrıntıları düzenlemektedir. Bunların yanı sıra 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) da e-posta adresi, telefon numarası gibi kişisel verilerin işlenmesi bakımından ek yükümlülükler doğurmaktadır.
6563 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca ticari elektronik ileti, alıcının önceden onayı olmaksızın gönderilemez. Bu onay; yazılı, sözlü veya elektronik ortamda alınabilir; ancak ispat yükümlülüğü her durumda hizmet sağlayıcıya aittir.
Onayın geçerli sayılması için aşağıdaki unsurların bir arada bulunması gerekmektedir:
Kanunun 6. maddesinin 3. fıkrası, mevcut müşterilere yönelik bir istisna öngörmektedir: Hizmet sağlayıcı, müşterisiyle gerçekleştirdiği mal veya hizmet satışı sırasında elde ettiği elektronik iletişim adresini, yalnızca kendi benzer ürün ve hizmetlere ilişkin ticari elektronik ileti göndermek amacıyla kullanabilir; ancak müşteriye bu kullanıma karşı çıkma imkânı tanınmış olmalı ve talep hâlinde gönderim durdurulmalıdır.
| Onay Türü | Açıklama | İspat Kolaylığı | Önerilen mi? |
|---|---|---|---|
| Yazılı onay (ıslak imza) | Kâğıt form üzerinde alınan onay | Yüksek | Evet (fiziksel kanallar için) |
| Elektronik onay (web formu / checkbox) | Web sitesi üzerinden işaretleme; zaman damgası ile kayıt | Yüksek (log kayıtlarıyla) | Evet |
| Çift doğrulama (double opt-in) | Abonelik sonrası e-posta/SMS ile doğrulama bağlantısı | En yüksek | Kesinlikle evet |
| Sözlü onay (çağrı merkezi kaydı) | Telefon görüşmesinde alınan onay; ses kaydı zorunlu | Orta | Dikkatli kullanılmalı |
| Önceden işaretli (pre-checked) kutu | Kullanıcının aktif eylem gerektirmediği kutular | — | Hayır — geçersiz sayılır |
6563 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca alıcı, onayını her zaman geri alabilir. Hizmet sağlayıcı, ret talebini aldığı andan itibaren en geç 3 iş günü içinde gönderimi durdurmalıdır. Ret kanalı, alıcı açısından ücretsiz ve kolayca erişilebilir olmalıdır.
Uygulamada kabul gören ret yöntemleri şunlardır:
Ret talebinin alındığına dair kayıtların saklanması, olası uyuşmazlıklarda hizmet sağlayıcıyı koruyacaktır. Ayrıca her ticari elektronik iletide gönderenin kimliği ve iletişim bilgileri açıkça yer almalıdır.
Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca ticari elektronik iletilerde aşağıdaki bilgiler yer almalıdır:
6563 sayılı Kanunun 12. maddesi, ihlal hâllerinde Ticaret Bakanlığı tarafından idari para cezası uygulanacağını hükme bağlamaktadır. Ceza miktarları her yıl yeniden değerleme katsayısıyla güncellenmekte; ihlal başına değil, ihlal türü ve kapsamına göre belirlenmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ise elektronik haberleşme kanallarına ilişkin ihlallerde kendi mevzuatı (5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu) çerçevesinde ayrıca işlem yapabilmektedir.
Güncel ceza tutarları için Ticaret Bakanlığı'nın resmî duyurularının ve yıllık tebliğlerin takip edilmesi önerilir; çünkü bu rakamlar yasal düzenlemelerle değişkenlik göstermektedir.
Yasal uyumluluk için aşağıdaki adımları izlemek, hem mevzuat riskini azaltır hem de liste kalitesini artırarak e-posta performansını yükseltir:
Hayır. 6563 sayılı Kanun; e-posta, SMS, MMS, otomatik arama, faks ve anlık bildirim (push notification) gibi tüm elektronik iletişim kanallarını kapsamaktadır. Kanal ne olursa olsun ticari amaç taşıyan her ileti bu çerçevede değerlendirilir.
Yalnızca satın alma süreci sırasında ve müşteriye opt-out hakkı tanınmış olmak kaydıyla, kendi benzer ürün ve hizmetlerinize ilişkin bilgilendirme yapabilirsiniz. Bu istisna, başka ürün kategorileri veya üçüncü taraf teklifleri için geçerli değildir.
Onayın kanal bazında alınmış olması önemlidir. Bir kullanıcı sosyal medyada sayfanızı beğendiyse veya yorum yaptıysa bu, e-posta almayı kabul ettiği anlamına gelmez. E-posta kanalı için ayrıca açık onay almanız gerekmektedir.
6563 sayılı Kanun, gönderim sıklığına doğrudan bir sınır getirmemektedir. Ancak alıcının zararına neden olacak aşırı iletişim, genel hukuk ilkeleri çerçevesinde taciz niteliği kazanabilir; ayrıca bu durum yüksek şikâyet oranlarına ve e-posta itibarının düşmesine yol açar.
Alıcı, Ticaret Bakanlığı'na veya BTK'ya şikâyette bulunabilir. Soruşturma sonucunda idari para cezası uygulanabilir; ceza miktarı ihlal kapsamına ve yeniden değerleme oranına bağlıdır. Ayrıca KVKK kapsamında Kişisel Verileri Koruma Kurumu ayrı işlem başlatabilir.
Gönderen veya alıcının Türkiye'de yerleşik olması hâlinde 6563 sayılı Kanun uygulanır. Teknik altyapının yurt dışında olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
6563 sayılı Kanun, ticari elektronik iletinin gönderilmesine ilişkin onay, içerik ve vazgeçme kurallarını düzenler. 6698 sayılı KVKK ise e-posta ve telefon numarası gibi kişisel verilerin toplanması, saklanması ve işlenmesine ilişkin geniş çaplı bir çerçeve sunar. Her iki mevzuat da aynı anda uygulanabilir ve birbiriyle çelişmez.
Kanun veya yönetmelikte bu konuda açık bir süre belirlenmemiş olmakla birlikte, uyuşmazlık ve şikâyet süreçleri göz önünde bulundurulduğunda onay kayıtlarının en az 3 yıl, tercihen abonelik ilişkisi sona erdikten sonra da 3 yıl daha saklanması önerilmektedir. VERBİS kayıt yükümlülüğü kapsamındaki işletmeler için ayrıca veri saklama politikasının belirlenmesi zorunludur.
Evet. Türk mevzuatında B2B (kurumdan kuruma) iletişim için ayrı bir muafiyet bulunmamaktadır. Kurumsal e-posta adresleri kişisel veri olup sahiplerine ait olabilir; dolayısıyla hem 6563 sayılı Kanun hem de KVKK kapsamında değerlendirilebilir.
Hayır. Hazır listelerden gönderim yapmak hem 6563 sayılı Kanunu hem de KVKK'yı ihlal eder. Gönderenin, listedeki kişilerden bizzat onay almış olması zorunludur; onayın üçüncü bir tarafça alınmış olması yeterli değildir.
Reklamsız, KVKK uyumlu; kurulum ve geçiş ücretsiz, mailleri biz taşırız.